Rastgele Imaj |
 |
 çiçek
Yorumlar: 0 deniz
|
 |
|
 |
 |
Seyh Bedrettin
| Seyh Bedrettin |
| Aciklama: |
http://hasat.org/SeyhBedrettin
Felsefesi
Bedreddin sevgiyi, insanýn bütün kötülüklerden kurtulmasý, yücelmesi ve Tanrý katýna yükselmesi olarak anlar. Eþitlik ve kardeþlik düþüncesini hep ön planda tutar. Bu anlamýyla döneminin komünar önderlerindendir. Bu önderlik Anadolu topraklarýnda bir kesiþme noktasý olmuþtur.
Þeyh Bedrettin, 1200'lü yýllar Anadolu'sunda geliþtirilen felsefe sistemini, 1400'lü yýllarýn ilk çeyreðinde bir devrim meþalesine dönüþtürerek taþýmaya çalýþmýþtýr. Doða ve insan olanaklarýnýn gerçek kapsamlarý ve gerçek boyutlarý içinde deðerlendirilmesi gerektiðini savunmuþtur. Onun savunduðu düþüncenin özünü ifade eden "ünlü söylemi" þudur:
"Ýlahi irade dahi, bir nesnenin (ancak) yeteneðinde olaný Allah'ýn dilemesi demektir; yoksa, o nesnenin yeteneðinde olmayaný, Allah'ýn istemeye yetkisi yoktur".
Bedrettin, hemen her þeyin insanlar arasýnda ortak, paylaþabilir ve mubah olmasýný bir eþitlik ilkesi olarak görmüþtür. Osmanlý topraðýnda yaþayan halklar arasýnda, din farkýnýn kaldýrýlmasýný ve Müslüman olmayanlarýn da ülke topraklarýndan yararlanmasý gerektiðini ileri sürmüþtür. Bu çerçevede "bir toprak reformu ve buna koþut olarak dinsel bir reform" yapýlmasýný savunmuþtur. Bedrettin her ne kadar dini bilimler okumuþ olsa da, kendisi daha çok toplumun ekonomik ve sosyal yönüyle ilgilenmiþtir. Öbür dünya yerine bu dünyaya yönelmiþtir. Her þeyin insanda bulunduðunu, doða ile insanýn bütünlüðünü vurgularken, emeðin doðayla iliþkilerini açýklamaya çalýþmýþtýr. Bu nedenle üretim-tüketim sorunlarýyla da yakýndan ilgilenmiþtir. Tanrý malý, Padiþah malý düþüncesine de karþý çýkmýþtýr. yarin yanaðýndan gayrý her þey ortak tezini geliþtirmiþtir. Böylece Þeyh Bedrettin'de, üretim araçlarýnýn mülkiyeti açýsýndan, çok ciddi bir sosyalist düþünce anlayýþýnýn filizlenmiþ olduðu ortaya çýkmaktadýr.
Bedreddin'e göre, dünyanýn topraðý ve bu topraðýn bütün ürünleri insanlarýn ortak malýdýr. Bedreddin bu baðlamda derki "Ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeliyim, sen benim eþyamý kendi eþyan gibi kullanabilmelisin. Çünkü bütün bunlar hepimiz içindir ve hepimizin malýdýr.
O, bilginin önemi açýsýndan bilgisiz kiþilerde sezginin de olmayacaðýný öne sürer. Yanýlmanýn esasen bilgisizlikten kaynaklandýðýný, oysa bilgi ve akýl ile yanlýþa düþmenin mümkün olamayacaðýný söyler.
Bedrettin, varlýk birliði denilen Vahdet-i vücutâ ta insanýn tanrýyla birliði düþüncesine inanýr. Bunun dýþýnda Tanrý'nýn kavranmasýnýn güçlüðünü anlatýr.
Ona göre insan, özellikleri bakýmýndan Tanrýdan bir parçadýr. Ýnsanlarýn yaradýlýþýnda tanrý bir yönüyle kendisini örneklemiþtir. Ýnsanlarýn tanrýnýn güzelliklerini, iyiliklerini taþýmalarý gayet doðaldýr, ve bunda hiç bir sakýnca aranmamalýdýr. Ýnsan yaradýlýþýnda, diðer varlýklardan üstün tutulmuþtur. Bu nedenle insanoðlu düþünce gücü ve yetenekleri bakýmýndan Tanrý'nýn kendisine aktardýðý üstün niteliklerin deðerini bilmelidir, ona göre davranmalýdýr.
Bedrettin akýl konusunda baþka bir yaklaþým getirerek, aklýn tanrýyý kavrayamayacaðýný ileri sürer. "Tanrý'nýn kavranmasý aklýn sýnýrlarýný aþar. Ýnsanýn akýl gücü Tanrýnýn büyüklüðünü, kudretini kavramak için yeterli deðildir. "
"Tanrý'nýn varlýðý tüm evreni tamamlar. Evrenin varlýðý yine Tanrý ile varoluþundandýr. Ýbadetin koþulu ve kuralý yoktur. Tanrý her türlü ibadeti kabul eder. |
| Anahtar Kelimeler: |
|
| Tarih: |
13.12.2006 09:12 |
| Hitler: |
709 |
| |